Özel Haber

Verusa Grubu’nun gerçek sahibi mahkeme kayıtlarında ortaya çıktı

Medyaradar haberine göre; Verusa Holding’in gerçek sahibinin Nihat Özçelik olduğu eski sekreterine karşı tecavüz davası dosyasına giren tapelerde ortaya çıktı. Tecavüze uğradığını iddia eden sekreter Verusa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ünal’a telefonda yaptığı görüşmede şirketlerin gerçek sahibinin Nihat Özçelik olduğunu ve bu konuda SPK’ya ihbarda bulunacağını söylüyor. Panikleyen Mustafa Ünal, bütün yönetimin sıkıntıya gireceğini vurgulayarak sekreteri bu kararından vazgeçirmeye çalışıyor.

Borsanın tartışmalı isimlerinden Nihat Özçelik ile ilgili gerçekler hakkında açılan tecavüz davasında bir bir ortaya çıkıyor. Borsadan sağlanan fonlarla finanse edilen Maslak’taki plaza katında yaşananlar finans dünyasında epey konuşulacak.

Verusa Grubu çalışanlarının da içerisinde olduğu çok sayıda kişinin ifadesi ve bilirkişi tarafından mahkemeye sunulan ses kayıtlar gerçekleri de gün yüzüne çıkarıyor.

Telefon konuşmasında Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) yapılacak ihbarı duyan Verusa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ünal, gerçek patronun(Nihat Özçelik) ortaya çıkmaması için büyük çaba harcıyor.

MUSTAFA ÜNAL HER ŞEYİ İTİRAF EDİYOR

Polisin düzenlediği operasyonlar sonrası el konulan materyaller arasında yer alan telefon görüşmesi kayıtlarında Verusa Holding’in sözde sahibi Mustafa Ünal her şeyi açık açık itiraf ediyor. Nitelikli Cinsel Saldırı, Cinsel Amaçlı Alıkoyma, Yaralama, Tehdit suçlamasıyla İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nda Nihat Özçelik hakkında açılan tecavüz davası kayıtlarına giren telefon görüşmelerinde Mustafa Ünal, uzun yıllar şirkette sekreter olan çalışan Sibel adlı kişiye bazı uyarılarda bulunuyor.

Konuşma şöyle devam ediyor;

Sibel: Mustafa Bey, bir şey söyleşeceğim. Ben ona bunu yapmazsam ölürüm. Neden ölürüm? O çünkü hep yaptı, yaptı, yaptı. En son beni karlı yolda bıraktı. O az bile ona yaptıklarım. Yani siz şahitsiniz neler yaptı bana ya. Ama orada şahitler var diye Özkan bizi ayırmıştı falan ya, Özkan’ı falan yazmadım. Zeki Bey bizi ayırdı. Onu yazmadım, burada bilerek. Çünkü onları ifadeye çağırırlar değil mi?

Mustafa: Çağırırlar, mutlaka çağırırlar. Onlar da çok zor durumda kalır.

Sibel: İşte o yüzden dedim. Onlara söylemeyecek bence. Kendi aramızda halletmeye çalışacak gibime geliyor. Onlara bile söylemez bence. Size bile söyler. Bilmiyorum ki.

Mustafa: Sanmam, sanmam, onu kendi şeyinde şey yapar.

Sibel: Zeki Bey’i filan yazarsam delirir, kriz geçirir. Ama bazen de şey diyorum; SPK’ya gidip oranın patronu. Onu da yapsam mı acaba diyorum. Ama sırf orada da sizi düşündüğüm için yapmıyorum.

Mustafa: Beni sıkıntıya sokar ya.

Sibel: Sokar mı?

Mustafa: Tabii, çok.

Sibel: O yüzden yapmıyorum işte. Sizi daha çok sevdiğim için oranın patronu o değildir falan bilmem ne. Her şeyi söylemesem. Ama diyorum ki; karıştırma kendi olayından git diyorum.

Mustafa: Yani, özel sana yaşadığın şeyler. Tabii ki, o senin bireysel şeyin. Diğer türlü sadece beni değil bütün şeyi çok sıkıntıya sokar yani. Hani bir şey çıkmaz yine.

Sibel: Tabii, SPK’da tanıdıkları var. Kapatacak yine. Derdim onu huzursuz etmek zaten.

Mustafa: Ama bana sorarsan da yani arkadaşların, dostların var. Daha işlerine odaklansan, yani negatif tiplerden zaten kurtuluyorsun. Şimdi tekrar bir şeyin içine giriyorsun. Yani bunlar böyle bir günde iki günde bitmez. Aylarca sürer. Enerjini böyle tüketeceğin yerde şeyine odaklansan. Güzellik merkezi açacaksın. Bir şeyler yapacaksın. Benim tavsiyem o olur ama sen bilirsin.

Sibel: Benim derdim Mustafa Bey bana neler yaptı bak. Babam öldüğünde para vermedi, süründürdü, üzerine dövdü. Dövüp tecavüz etti biliyorsunuz. Kafamı kanattı çantalarla. En son ofise geldim beni dövdü. Neler yaptı. Bir de bana senetle para imzalattı. Onu da verdim. Hani o diyor ki şimdi bunları kimden aldı falan diye deliriyor. Ben tanıyorum. Ama hiç muhatap olmuyorum. Direkt ona kağıt gitsin işitiyorum eline, işyerine. Şimdi ben ona korku vermek istiyorum, aslında ondan ne alacağım ben. Karısına söylemem hayatta. İşim olmaz. Ona söyleyeceğim diye de korksun. Sibel bu kadar yaptı niye suçlayacak, ulan sen beni dövdün dışarı attın. O… Zeynep çalışıyor orada biliyorsun. Herkesi tek taraflı yaptığı için ben deliriyorum.

Mustafa: Tamam ben tavsiyemi söyledim. Tekdir senin Sibelcim.

Sibel: O şeyden gitmeyeceğim ama SPK’dan gitmeyeceğim. Başınız ağırır diye.

Mustafa: Beni sıkıntıya sokar yani. Öyle söyleyeyim.

Telefon konuşmasında sık sık SPK konusuna değinen Sibel, Mustafa Ünal’a zarar gelmemesi için bu konuda bir girişimde bulunmak istemediğini belirtiyor.

Mustafa Ünal ise şu itirafı yapıyor:

Öyle değil işte. Öyle bir şey var diye bu sefer bütün yönetim kurumu işin içine çekilir. Şey boyutun aşar yani, bire bir. Seninle onun davasından çıkar yani. Öyle söyleyeyim.”
Verusa Grubu’nun halka açık şirketlerini hatırlatan Mustafa Ünal, şirketlerin asıl patronun Nihat Özçelik olduğu iddiasıyla SPK’ya yapılacak suç duyurusunu engellemek için şirketi eski sekreterini ikna etmeye çalışıyor.

Ünal, Nihat Özçelik’in şirketlerin asıl patronu olduğu iddiasını ise yalanlamıyor. Aksine doğrulayarak tecavüze uğradığı için Nihat Özçelik hakkında suç duyurusunda bulunan şirketin eski sekreterini bu gerçeği itiraf etmemesi için ikna etmeye çalışıyor.

FETÖ SORUŞTURMASI

Bir dönem yasaklılar listesine de SPK tarafından alınan Nihat Özçelik’in borsanın en büyük manipülatörleri olduğu da iddia ediliyor. FETÖ soruşturması da geçirdiği iddia edilen Nihat Özçelik, Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun SPK Başkanlığı sırasında 13 şirketin halka arzını gerçekleştirmiş. Bu şirketlerin büyük bir kısmı yazılım ve enerji şirketleri iken bir kısmı da “matruşka şirketler”…

ÜNSAL BAN DA VERUSA’DA ÇALIŞMIŞ

AK Parti Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’nun ağabeyi olan eski SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, sermaye piyasalarında deneyimli olan ve eskiden de Verusa Holding bünyesinde faaliyet yürüten Ünsal Ban üzerinden şirketlerle iş çevirdiği, Ban’ın Taşkesenlioğlu ailesinin kasası olduğu iddia edilmişti. Ünsal Ban’ın borsanın en tartışmalı ismi Nihat Özçelik’in yanında yetiştiği belirtiliyor. Ünsal Ban düğününde Nihat Özçelik ile de fotoğrafları ortaya çıkmıştı.

DAVA AÇILDI

Türk Hava Kurumu Üniversitesi eski Rektörü Ünsal Ban hakkında, eşine ait görüntüleri Sedat Peker’e gönderdiği iddiasıyla, ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’, ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, ‘suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme’ suçlarından 14 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlenmişti.

İddianamede Sedat Peker hakkında ise, ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’, ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçundan 10 yıla kadar cezası isteniyor.

Ünsal Ban, boşanma aşamasındaki eşi AK Parti Milletvekili Taşkesenlioğlu’nun görüntülerini Sedat Peker’e vermekle suçlandığı soruşturma kapsamında Yunanistan’a kaçarken yakalanmıştı.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu